Tokat Gazeteciler Cemiyeti Başkanı…

26.04.2024
221
Okuma Süresi: 8 dakika
A+
A-

Birkaç gündür sosyal medyada Tokat Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sayın Musa Özdemir’in “Gazeteciler Cemiyetleri Basın Vakfı Yönetim Kurulu Üyeliği” ne seçilmesi paylaşılıyor.

Ben bu paylaşımların altına yapılan yorumlar gibi “hayırlı olsun” diyemiyorum. Arzu etmelerine rağmen çeşitli nedenlerden dolayı yanlışlıkları seslendiremeyip tescilli kekemeleri oynayanların tam tersine Sayın Özdemir’in Tokat Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı’ndan istifa etmesini öneriyorum.

Çünkü bir partinin militanı gibi davranarak, onaylamadığı türden yazı yazan kalem erbabını tehdit eden, ne yazması ve nasıl yazması gerektiğini söyleyen bir cemiyet başkanının, bu görevini hemen bırakması gerekir.

Bu yazımdan dolayı da tehdit eder mi yoksa daha ileri gider de eyleme mi geçer bilemem. Ama bildiğim bir şey var ki, bu davranış ve zihniyetin gazeteciler cemiyetinin başında olması doğru değildir.

Bir kalem erbabının yerel seçimlerde bir belediye başkan adayı için (ki şimdi başkan olmuştur) yazdığı, yapıcı eleştirel mahiyetteki yazıları için, bir cemiyet başkanının telefon açarak tehdide başladığı nerede görülmüştür?

Şimdi çıkmış, gazetecilik mesleğinin onurlu bir meslek olduğunu, bu mesleğe dağıtıcılıktan başlayarak gazetecilerin temsilci noktasına geldiğini anlatıyor, “Şimdi meslektaşlarımın sorunlarına daha çok değineceğim, ilgileneceğim ve çözümü noktasında efor sarf edeceğim. Bu benim için hayatımın anlamı hâline geldi” diye açıklama yapıyor.

Yıllardır yazı yazan, yazdıkları halen ortada olan bir kalem erbabını tehdit eden, bir cemiyet başkanının bunları söylemesi bir ironidir ve elbette inandırıcılıktan, meslek onurundan uzaktır.

Gazeteci olmak naif olmak, cemiyet başkanının suyuna gitmek, O’nun tehditlerine boyun eğmek değildir, eleştirel bakış açısına sahip olmaktır

Lakin bir kanser hücresi gibi toplumu tehdit eden “özürlü gazetecilik hastalığı” ortada iken, gazeteciler cemiyeti başkanının kendisinin ve aidiyet duyduğu partisinin belediye başkan adayı hakkında eleştirel yazı yazan bir kalem erbabını tehdit etmesi anlaşılır gibi değildir, kabul edilemez bir davranıştır.

Sözüm meclisten dışarı, genel anlamda ifade ediyorum. Söz söyleme hakları konusunda eşit ve adil durum yaratma konusuna gölge düşüren, çıkarlarına uygun davranmayan gazetecilerin haberleri için ajans anlaşması yaptırmayacağını söyleyen,  çağdaş gelişmelerden ortalama düzeyde payını almamış, etik ya da ahlaki olanla olmayanın sınırlarını birbirinden ayıramayan, “gazeteciliğin en temel bakış açısı eleştirel olmaktır” kuralını çarpıtılarak, “yandaşlık” uğruna her şeyi söyleyebilen, “bize taraf değilse muhaliftir, öyleyse bertaraf edilmelidir”  ya da “bize bir yarar sağlamıyorsa tehdit ile defteri dürülmelidir” efeliğiyle ahkâm kesen “küçük zaferler” kazanmak ve “küçük kaleler zapt etmek” uğruna, herkes tarafından bilinen, kabul edilen kavram ve değerleri ters yüz eden herhangi bir cemiyet başkanının arkasında durulabilir mi?

Bir gazeteciler cemiyeti başkanından, beğenir ya da beğenmez, katılır ya da katılmaz hakaret içermeyen, yapıcı eleştirel düşünceye saygı göstermesi beklenir, tahammülsüzlük değil! Hele hele bir kalem erbabına neyi nasıl yazacağını söylemek saygısızlıktır, kabalıktır ve meslek ahlakına da uygun değildir.

Bir cemiyet başkanı tek fikirli olmaz, olamaz. Kendisinden farklı düşünenleri denetlemeye çalışan, istediği şekilde yazı yazması için kalem erbabına gözdağı veren bir cemiyet başkanını nasıl kıymetli görebiliriz?

Sayın Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu için sayısız eleştirel yazı yazdım, kamuoyuyla paylaşılmasında sakınca gördüklerimi de bizzat mektup yazarak kendisine ilettim. Yazdıklarım halen ortadadır.

Ancak bu yazdıklarımdan dolayı bırakınız tehdit almayı, kendisinden ya da taraftarlarından sitem dahi duymadım. Medeni, seviyeli ve sağlıklı bir başkan-vatandaş iletişimi sürdürdük. Onca eleştirel yazılarıma karşın, proje hazırlanması aşamasında davet aldım ve 2014 yılından başlamak üzere yardımcı oldum.

Beni Sayın Eyüp Eroğlu’na yalakalıkla suçlayan hadsiz Sayın cemiyet başkanı bu çabalarım için bir bedel (ücret) alıp almadığımı da kendisinden öğrenebilir.

Bir partinin sempatizanı, taraftarı olmaktan çıkıp, o partinin neferi gibi davranmak gazeteciler cemiyeti başkanına yakışmaz. Gazeteciler cemiyeti başkanı bir partiye  “güç” ve “çıkar” sağlama amacıyla çalışamaz. Bu yönde gazetecileri tedip ve terbiye etmeye çalışmaz. Gazeteciliğin en temel bakış açısının eleştirel olduğunu bilir. Bunu özümser.

Gazeteciler cemiyeti başkanına düşen, meslek ilkelerine karşı ilgisizlik, araştırma gazeteciliğine ilgi göstermemek, eleştiri yokluğu ya da sapması, beğenilmeyen ya da ters düşülen haber kaynaklarıyla sorunlu ilişkiler, dile özensizlik, “tehdit-şantaj” gibi onay görmeyecek birçok olumsuz anlayış ve davranış,  işlerine gelmediğinde sudan bahanelerle başkalarına haksız ve gerçek olmayan savlar yönetilmesi gibi çok sayıda çarpıklıkla uğraşması ve Tokat’taki gazetecilerin en temel sorunlarını proje bazlı ve Tokat toplumu ile işbirliği içerisinde çözmektir.

Gazeteci dediğinde kamuoyunu bilgilendirme, haberdar etme görevinin yanı sıra, şehrin gelişimi için araştıran,  sorup, sorgulayan, gerektiğinde yapıcı eleştiriler ve çözüm önerileri getirerek demokrasinin yerelde güçlenmesine ciddi katkılar sağlayandır. Yerel gazeteler ve gazeteciler cemiyeti bulunduğu şehrin, yörenin sesi olsun, kamuoyu oluştursun, yerel aidiyet duygularını canlı tutsun,  kültürel mirası yaşatsın ve aktarsın. Bütün bunları yaparken de öncelikle bu şehirdeki yöneticilerin değil, vatandaşların yararını gözetsin istenir.

Öyle gazetecilik mesleğiyle uzaktan yakından ilişkisi olmayan, yaşamları boyunca iki satır yazı yazmamış insanları gazeteciler cemiyetine üye yapıp, bu yolla çoğunluk sağlayıp, her dönem başkan olmaya çalışmak artık Bektaşi sırrı olmaktan çıktı.

Eğer Sayın Musa Özdemir takdir edilmek istiyorsa, önce istifa etmeli, oluşturulacak bir komisyon üye yapısını sağlıklı bir yöntemle belirlemeli, sonra da yeni cemiyet başkanı seçimi yapılarak, bu cemiyetten güç almaya çalışanlar değil, bu cemiyete güç katmaya çalışanlar başkan seçilmelidir.

Çok şükür hala bu liyakati taşıyan erdemli gazeteciler var!

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.