Patron gazeteciliğinde yeni zirve

28.05.2024
31
Okuma Süresi: 6 dakika
A+
A-

Anımsayacaksınız, Tokat’ta 8 yerel günlük gazete vardı.

Devletten daha fazla para almak ama daha az harcama yapmak, böylelikle ölçek ekonomisinden yararlanarak gazeteleri ve gazeteciliği daha ileri taşımak için çıkılan yolda Tokat’ta sadece bir yerel gazete kaldı ve bu yol patron gazeteciliğinde yeni bir zirve oluşturdu.

Aslında amaç; Tokat’ta faaliyet gösteren ilanlı günlük gazetelerin, kaynaklarını, becerilerini, teknolojilerini, pazarlarını, ürünlerini bir araya getirerek, içerik ve baskı kalitesi yüksek, günlük gazetelerin çıkarıldığı güçlü bir kurumsal yapı oluşturmak, “naylon gazete” tanımından kurtulmaktı.

Olmadı! Merkez nüfusu 200 bini aşan Tokat merkezde yalnızca bir gazete kaldı. Yaygın (ulusal) medyanın çoğunda yaşanan suskunluk Tokat’ı da etkisi altına aldı.

Başka bir ilde böyle bir örneği var mıdır bilmiyorum ancak böylesine gazetecilikte ender rastlanır.

Şimdilerde bu gelişmenin sonucu olarak, web gazeteciliği yapan, resmi ilan alan ya da almayan, ağırlıklı olarak da ajans haberleriyle beslenen “web habercilik” türü bir yayıncılık da var, lakin yazılı medya gibi etkili olduğunu söylemek çok zor.

Bir zamanlar ilgi ile izlenen, gündem yaratan yerel TV yayıncılığı da yok olduğundan, yazılı yerel medyaya olan özlemin gittikçe arttığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bu olumsuz durum özellikle her türlü eleştiriden kendilerini muaf gören yerel siyaset erbabı başta olmak üzere şehir, kamu, siyaset,  üniversite ve iş dünyası gibi mecraların yönetiminden sorumlu olanların işine gelse de, insanların haber alma özgürlüğünü kısıtlayan tehlikeli ve ölçüsüz bir durumdur.

Gazete sahipleri alınmasınlar, niyetleri bu olmasa da şimdiki gazetecilik yerel yönetimlerin, kamunun ve siyasetin çıkarını savunmak için, patronların çıkarına kurban edilenPatron gazeteciliğine” dönüştü.

Sorduğunuzda artan maliyetler neden olarak gösteriliyor. Bunun etkili olduğu bir gerçek. Ama tek neden bu değildir. Asıl sorun mevcut anlayışın değişime ayak uyduramaması, değişime ayak uyduracak proaktif bir tutum içerisine girilmemesi,  bu olumsuz durumu beklemek yerine, yapılan erken değişikliklerle durumu kontrol altına alacak gerekli atakların yapılamamasıdır.

Dilemeyiz ama maazallah tasarruf tedbirleri kapsamında ilan gelirlerinin azaltılması ya da kaldırılması söz konusu olsa ne yapılacaktır? Çıkan tek gazete de yayından mı kaldırılacaktır?

Sonuçta gazete sahiplerinin farklı beklentiler içinde olması tamam da, habercilikte eleştirel bakış açısının ya da araştırmacı gazeteciliğin yok olmasına yönelik ölçünün kaçmasını nasıl anlayabiliriz?

Gazetecilik; gazete patron ya da patronları ile şehir seçkinleri arasındaki bir menfaat ortaklığı değil ki… Eğer bir menfaat ortaklığı olacaksa gazete patron  ya da patronları ile şehir sakinlerinin (kamunun)  arasında ve yararına olmalıdır.

Yerel medyada şimdiki tablo şu!

Kamunun ve şehir sakinlerin çıkarını savunan, şehrin ve insanların sorunları hakkında bilgiye dayalı yazılar yazan kişileri ve yazılarını patronun çıkarına kurban etmek!

“O kadar da değil” diyen varsa beri gelsin.

Yerel yönetimlerin, kamunun ve siyasetin çıkarını savunmak uğruna bu kesime yönelik övgü dolu haberlere yer veren ama olumsuz haberlere yer vermeyen gazete patronları, bu grubun hoşuna gitmeyen, bilgi temelli, yapıcı eleştirel nitelikteki makalelere de gazetelerinde yer vermemekteler.

Elbette kurum, kuruluş ve kişileri altı doldurulamayacak haberler ya da makalelerle suçlamanın, yıpratmanın gazetecilik etiğinde yeri yok. Hele hele  “ben yazarım doğru olmadığını ilgilisi söylesin” diyerek iftira niteliğinde ki yazıları “iddia” kılıfına sokarak yazanların da medya dünyasında kesinlikle yeri yok!

Ancak, şehirde ve zaman zaman da ülkede yaşanan olumsuzlukları ve sorunları, insanların yaşanan olumsuzluklardan ve sorunlardan ne ölçüde etkilediğini sorgulamayan, bunları yapıcı bir tutum ve uygun bir dille kamuoyuyla paylaşmayan bir gazetecilikten de nasıl söz edebiliriz?

Oysa bir zamanlar olumsuzlukları ve sorunları bilgiye dayanarak hazırlanmış yapıcı eleştiri niteliğindeki yazılar ve uygun dille kaleme alınmış haberler gazetelerin manşetlerinde ve baş sayfalarında yer almaktaydı.

Üzücü ama gerçek; bugünkü durum, patron gazeteciliğinde yeni bir zirve…

Durmadan değişimden söz ediliyor ki, değişim gerilemeye değil ilerlemeye işaret eder. Acaba sürekli “değişim” den söz edenler, yerel medyada da kamu yararına bir değişimin öncüsü olabilecekler mi, yoksa mevcut durumun nimetlerinden yararlanmaya devam mı edecekler?

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.