Müze ve ören yerlerinde dijital dönüşüm: 216 noktada Müzekart kimlik kartına dönüşüyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Telekom arasında imzalanan protokolle Türkiye genelinde 216 müze ve ören yerini kapsayan dijital dönüşüm süreci başlatıldı. İstanbul’da duyurulan proje kapsamında yerli ve milli altyapı ile müze giriş sistemleri ve ziyaretçi deneyimi yeniden yapılandırılacak.

Müze ve ören yerlerinde dijital dönüşüm: 216 noktada Müzekart kimlik kartına dönüşüyor
Yayınlanma: Mayıs 23, 2026 Güncelleme: Mayıs 23, 2026

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Telekom arasında imzalanan protokol kapsamında Türkiye genelindeki müze ve ören yerlerinde kapsamlı bir dijital dönüşüm süreci başlatıldı. İstanbul’da duyurulan proje ile 216 müze ve ören yerinde yerli ve milli dijital altyapı kullanılacağı açıklandı. Proje, müze yönetiminden ziyaretçi deneyimine kadar birçok alanı kapsayan bütünleşik bir dönüşüm hedefliyor.

İstanbul’da duyurulan yeni dijital dönüşüm süreci

Protokolün duyurusu İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin tarafından yapıldı. Açıklamada, Türkiye’nin kültürel mirasının geleceğini yeniden şekillendirecek bir dönüşüm sürecinin başlatıldığı ifade edildi.

Yeni modelin, yalnızca mevcut sistemlerin dijitalleştirilmesi değil, aynı zamanda kültürel mirasa ilişkin verilerin ülke sınırları içerisinde korunmasını ve dijital egemenliğin güçlendirilmesini amaçladığı belirtildi. Bu kapsamda yerli ve millî altyapı anlayışı ön plana çıkarıldı.

216 müze ve ören yerini kapsayan bütünleşik yapı

Yeni sistemle birlikte Türkiye genelinde 216 müze ve ören yerini kapsayan geniş bir dijital yapı oluşturulacağı açıklandı. Bu yapı içerisinde gişe operasyonları, müze mağazaları ve ticari alanların tek bir sistem altında yönetilmesi planlanıyor.

Ayrıca hizmet standardının ülke genelinde daha yeknesak hale getirilmesi hedefleniyor. Yeni düzenlemeyle birlikte müzelerin sadece ziyaret edilen alanlar olmaktan çıkıp bütüncül bir yönetim modeliyle ele alınacağı ifade ediliyor.

Teknoloji destekli ziyaretçi deneyimi

Dönüşüm kapsamında ziyaretçi deneyiminin de önemli ölçüde değişeceği belirtiliyor. Fiber altyapılar, yaygın Wi-Fi sistemleri ve 5G entegrasyonu ile desteklenecek yeni yapıda akıllı biletleme sistemleri, çok kanallı dijital ödeme çözümleri ve yapay zekâ destekli veri analitiği kullanılacak.

Ayrıca AR ve VR teknolojileri, sesli rehber sistemleri ve dijital arşivleme altyapılarının da sisteme dahil edileceği ifade edildi. Bu teknolojiler sayesinde ziyaretçilerin müze deneyimlerinin daha interaktif ve çok boyutlu hale gelmesi hedefleniyor.

Veri güvenliği ve yerli altyapı vurgusu

Protokolde en önemli başlıklardan birinin veri güvenliği ve veri egemenliği olduğu belirtildi. Kültürel mirasa ilişkin stratejik verilerin yalnızca bir bilgi değil aynı zamanda millî bir değer olduğu ifade edildi.

Türk Telekom’un teknoloji birikimiyle hayata geçirilecek sistem sayesinde verilerin ülke sınırları içerisinde korunacağı ve yerli-millî altyapının kullanılacağı kaydedildi. Bu yaklaşımın dijital bağımsızlık açısından önemli olduğu vurgulandı.

Müze mağazaları ve ticari alanlarda yeni model

Dönüşüm yalnızca dijital biletleme sistemleriyle sınırlı kalmayacak şekilde genişletiliyor. Müze mağazaları, kafeteryalar, satış alanları ve ziyaretçi hizmetleri de yeni sistem kapsamında yeniden yapılandırılacak.

Bu alanlarda Geleneksel Türk El Sanatları, Türk Lokumu, Türk Kahvesi ve UNESCO listesinde yer alan somut olmayan kültürel miras ürünlerine yer verileceği açıklandı. Ürünlerin belgelendirilmiş sanatçılar ve ustalardan temin edileceği ifade edildi.

Kimlik kartlarının Müzekart olarak kullanılması

Yeni sistemin en dikkat çeken uygulamalarından biri Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartlarının Müzekart olarak kullanılabilmesi olacak. Mevcut kartların kullanım süresinin devam edeceği, süresi dolan kartların ise yeni sisteme dahil edileceği belirtildi.

Vatandaşların e-Devlet ve mobil uygulama üzerinden işlem yaparak kimlik kartlarıyla müzelere giriş yapabileceği ifade edildi. Bu uygulamayla birlikte sıra beklemeden giriş yapılmasının hedeflendiği aktarıldı.

Uzun vadeli ekonomik etki ve dijital gelecek hedefi

Yeni sistem kapsamında mevcut 292 personelin farklı birimlerde değerlendirileceği ve yıllık yaklaşık 400 milyon liralık tasarruf sağlanacağı açıklandı. 10 yıllık süreçte bu tasarrufun yaklaşık 8 milyar liraya ulaşmasının beklendiği ifade edildi.

Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin ise dönüşümün yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki dijital geleceğine yönelik stratejik bir yatırım olduğunu belirtti. Projenin, müze ve ören yerlerinin dijitalleşmesinde yeni bir dönem başlatacağı vurgulandı.

Protokol kapsamında başlatılan çalışmaların kademeli olarak uygulanacağı ve Türkiye genelinde kültürel miras alanlarının dijital altyapıyla yeniden yapılandırılacağı ifade edildi.